AYRI DÜŞEN İKİ GARDAŞ

Yemen bize Coğrafi olarak uzak ama kalbi olarak yakın bir yerdir. Yüreklerimizi yakıp türkülerimize dahi konu oldu. Türkiye’den Yemen’e vardığımız vakit sıcak bir karşılama bize hiç yabancılık çektirmiyor bu topraklarda. Arapların cömertliği ve ev sahipliği malumdur. Yemen’de bu oldukça zirve yapmiş durumda. Yani Arap kültürünün ciddi bir şekilde devam ettirildiği yer burası. Arab’ın asli Yemen’den gelir hadiside bu durumu tasdik ediyor.

Yemen ile Türkiye birbirini kaybeden iki kardeşe benziyor. Biri diğerinin hakkında gıyabende olsa kötü konuşmaz. Aslında biz Türkiye olarak biraz daha vefasısız. En azından onlar burada neler olup bittiğini takip etmeye çalışıyorlar.  Kardeşine kavuşamasada da onu merak ediyor.

Yemen diğer Arap ülkelerinden biraz daha farklı. Hatta şöyle bir detayada dikkat çekmek gerek. Diğer Arap ülkeleri Osmanlı Devleti için İsti’mar (sömürge) kelimesini kullanırken Yemenliler ise “Hilafet” kelimesini tercih ediyorlar.  Peki, nerden geliyor bu kardeşlik, muhabbet?

Geçmişe doğru şöyle kısa bir seyahate çıkalım. Portekizliler Orta-Asya’ya ve Doğu-Asya’ya sömürge seferleri düzenledikleri vakit, Osmanlı Devleti Harameyn’in ve bölgede yaşayan Müslüman halkın zarar görmesinden çekinerek Mısır seferi dönüşü Doğu’nun Fatihi Yavuz Sultan Selim tarafından Yemen Osmanlı Devletine bağlanmıştır.  O günden, I. Cihan Harbi’nin bitimine kadar geçen zaman içerisinde Yemen’de hilafet sancağı dalgalanmıştı. Milliyetçilik değil ümmetçilik ön plandaydı. Geçen bu süre zarfında iki ülke halkı müslümanca yaşayıp kardeşçe geçindiler.

 

Ano Yemen’dir Gülü Çemendir Giden Gelmiyor Acep Nedendir?

 

Osmanlı’nın bu topraklardan öyle ya da böyle Cihan Harbinden sonra resmen çekilmesinin ardından gözü yaşlı kalbi dumanlı birçok insan bırakmış. Bu durumdan bölgenin şu an ki Türkiye’nin topraklarına uzak olmasının etkisi büyük. Orada kalan ve anavatana dönmeye çalışan insanların hikâyesini dinlerken insan bir an duygulanıyor.”Geride kalan askerlerin, sivillerin kimisi Mısır’a kimisi de Suriye’ye kadar gelmiş olmasına rağmen o bölgenin İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilmesi hasebiyle güvenlik probleminden ötürü yeni çizilen Türkiye topraklarına geçememiş Yemen’e geri dönmek zorunda kalmış. Ta ki günümüzde Yemen’de bulunan ve 2011 de Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyaret ettiği Mahveyt ve Ma’rip köyleri geriye dönemeyen bu insanlardan oluşmaktadır. Cumhurbaşkanı bu Köylere geldiği vakit “Köyünüze Hoşgeldiniz Sayın Cumhurbaşkanımız” pankartıyla karşılandı.

 

“El-Yemen El-Meymun”  (Mutlu Yemen) bu şekilde söylenmiş Araplar arasında. Günümüzde ise Mutlu’mu tartışılır.  Çünkü devlet başkanı bulunmayan ve güvenlik problemi olan bir ülke halinde. Halkın silahlanma gücü var ancak bunun sonucu ikinci bir Suriye demek olduğundan böyle bir seçeneğe uzak duruyorlar. Yemen’de önümüzdeki günler içerisinde seçim ve tartışmalar başlayacak. Hal o ki,  Mutlu günlere bir süre daha var.

Yayın: Vahdet Gazetesi 08/02/2015

Bir Cevap Yazın